Değerli mümin kardeşlerim!

        Günümüzde sözde bazı ilim adamı olduğunu sananlar Allah ile Peygamberi’nin arasını açmaya çalışıyorlar. Yani ‘Siz Kur’an’a bakın, hadisler uydurmadır’ gibi ipe sapa gelmez sözler söylüyorlar. Efendimizi devre dışı bırakmaya çalışıyorlar.

        Rabbimiz Kur’an’da:” Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; onu Allah’a ve Resülüne arz edin.” Buyuruyor. Hoca kıyafetindeki cahillerde Resülü ekrem’i devre dışı bırakmaya çalışıyor. Şeytan da Hz. Adem’i devre dışı bırakmaya çalışmıştı. İlmine güvenmişti akıbeti ortada.

        Şu husus çok iyi bilinmelidir ki, Peygamber’i ve O’nun hadislerini devre dışı bırakmak delaletin, sapıklığın, dinsizliğin ta kendisidir. Allah’ü Teala, Peygamberi’ni devre dışı bırakmamıştır. Ayet meallerini okuduğunuz anda bunun böyle olduğunu mutlaka göreceksiniz.

        Kur’an-ı Kerim’in dışındaki kaynakları devre dışı bırakanlar, yüce dinimiz hakkında ipe sapa gelmez cevherleri daha kolayca yumurtlayacaklardır. Bundan dolayı diğer kaynakları devre dışı bırakmak istiyorlar.

        Harici fırkaları ile rafizi fırkaları Kur’an-ı Kerimin zahirine yapıştılar ve Kur’an-ın beyanını ihtiva eden Peygamber’in hadislerini terk ettiler. Bu bakımdan yollarını şaşırdılar ve sapıttılar.

        Efendimiz aleyhisselam buyuruyorlar:

        “Şunu iyi bilin ki bana kitap/Kur’an ve Kur’an-la birlikte Kur’an-ın bir mislide verilmiştir. İyi biliniz ki fazla zaman geçmeden karnı tok şişkince bir adam koltuğuna yaslanarak:

        Siz Kur’an-a bağlanmaya bakın.( O’ndan başkasına inanmayın) O’nda helal diye gördüğünüz şey helal, haram diye gördüğünüz şeyde haramdır.”diyecektir.

 

        Değerli Kardeşlerim!

        Yüce dinimizin dört ana kaynağı vardır:

1.   Kur’an-ı Kerim

2.   Peygamberimiz (S.A.V.)’in sünneti/hadisi şerifleri

3.   İcma-i ümmet

4.   Fıkıh alimlerinin kıyasları

Bunlardan biri veya bir kaçı inkar edilerek devre dışı bırakılırsa milyonlarca din meydana çıkar. Buna da ancak din tahripçileri razı olurlar. Hiçbir tahsili olmayan kimsenin eline Kur’an mealini vererek “Dinini bundan öğren” demekten daha büyük cehalet olamaz.

Hz.Peygamber Aleyhisselam bir hadis-i şerifinde :

“Kendi reyi ile Kur’an-ı yorumlayan küfre girer.” Buyurmuşlardır.

Allah Teala:

“Sapıklıktan kurtulmanız için peygambere tabi olu, uyun.” (7/157) buyuruyor.

“O (Peygamber) kendisinden konuşmaz. O’nun konuşması ancak bildirilen bir vahiy iledir.” Allah ve Peygamberi bir iş, bir mesele hakkında hüküm verdiğinde, artık hiçbir mümin erkeğin ve kadının, o işi kendi isteklerine, arzularına göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah ve O’nun Resülüne karşı gelirse apaçık sapıklık içindedir.”(sure 33/ ayet 36)

Kurtuluşumuzun tek çaresi vardır. O da Resülü Ekreme tabi olmaktır. Çünkü Allah (c.c) O’nun hakkında:”Peygambere tabi olun ki doğru yola eresiniz.” (7/158) buyurmuştur. Demek ki kurtuluşumuz Hz. Peygambere tabi olmaya bağlıdır. Allah (c.c.) buyurdu:

“Resulüllah size neyi verdiyse onu alın, sizi neyi yasakladı ise ondan sakının.” (59/7)

Değerli okuyucu!

Ayet meallerinin dikkat ederek okursan Efendimiz (a.s.)’in de helal ve haram kılma yetkisine sahip olduğunu göreceksin. Çünkü bu yetkiyi Allah (c.c.) O’na vermiştir; allamelerimiz vermese de.

Şimdi gelin birlikte tekrar Kur’an ayetlerini okuyalım:

“Allah’ı seviyorsanız bana uyun” (3/31)

“Allah ve Resulü’ne itaat edin. Eğer Allah’a ve resulü’ne itaattan yüz çevirirlerse, şüphesiz ki Allah kafirleri sevmez.”(3/32)

“Onlara Allah’ın indirdiği Kur’an’a ve Peygamber’e denilince ikiyüzlü münafıkların büsbütün senden uzaklaştıklarını göreceksin.”(4/61)

“Peygamber’e itaat eden Allah’a itaat etmiştir.”(4/80)

“Kim Allah’a ve Peygamber’ine baş kaldırırsa, onun için içinde ebedi kalacağı cehennem vardır.”(72/23)

“Biz hangi Peygamber’i gönderdikse, sırf Allah’ın izni ile itaat edilmek üzere gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri/günah işledikleri vakit, sana gelip Allah’tan günahlarını bağışlamalarını dileseler ve Allah Resulü de onların bağışlanmalarını dileseydi, elbette Allah’ı affedici ve merhametli bulurlardı.”(4/64)

“Hayır, Rabbine andolsun ki iş bildikleri gibi değil! Onlar aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp sonrada senin verdiğin hükme karşı, içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar.”(4/65)

Allah’ü Teala Kur’an-ı Kerimde:

“ O kimseler ki, Allah’ı ve Peygamberleri inkar ederek Allah ve Peygamberi’nin arasını ayırmak istediler ve ‘biz bir kısmına inanır, bir kısmını kabul etmeyiz’ derler. Böylece imanla küfür arasında bir yol tutmak isterler. Biz bu kafirler için aşağılayıcı bir azap hazırlamışızdır.” Buyurmaktadır.(nisa suresi 150-151)

“O’nun (Muhammed (a.s.)’ın) buyruğuna aykırı hareket edenler, başlarına bir belanın gelmesinden veya can yakıcı bir azaba uğramaktan sakınsınlar” buyuruyor. Yüce Rabbimiz.(24/63)

“Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e ve sizden olan emir sahibine de itaat edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz Allah’a ve ahret gününe gerçekten inanıyorsanız onu/anlaşamadığınız o şeyi Allah’a ve Resulüne havale edin. Bu davranış daha iyi ve sonuç bakımından da daha güzeldir.”(4/59)

Değerli Kardeşlerim!

Bir alimin aklı ilminden fazla değilse, söyledikleri ve yazdıkları ile amel edilmez. Çünkü o yapayım derken yıkar. İnanan insanların inançlarını yıkar, amellerini zayıflatır, sapıklığa götürür. Günümüzdeki fil cüsseli serçe akıllı alimler bariz misallerdir.

Bu sapık fikirli alimlerin çürük yumurtalarından bazılarını notlar halinde sıralıyorum.

1.   Kur’an’dan başkasını, yani Hz.Muhammed Aleyhisselamın hadislerini kabul etmezler.

2.   1400 küsür seneden beri milyonlarca müminin takip ettikleri alimleri bir çılpıda silip atarlar, mezhepleri kabul etmezler.

3.   Şefaati inkar edeler.

4.   Mirac’ı inkar ederler.

5.   Başörtüsünü inkar ederler.

6.   Kaderi inkar ederler.

7.   Hz.Muhammed Aleyhisselama inanmayan kafirlerin de cennete gireceğini kabul ederler.

8.   Adet halinde kadınların namaz kılabileceklerini, oruç tutubileceklerini söylerler.

9.   “Kur’an, bireyin ahret işlerini tanzim için gelmiştir, dünya işlerini değil. Dünyada herhangi bir sistemle dünya işleri götürülür.” Derler.

10.       Hurilerin cennet hanımı olmadığını söyleyerek Kur’an Ayetini inkar ederler.” Onlarda erkeklik dişilik yoktur.”gibi cahilce söz söylerler.

11.       Ahir zamanda Hz. İsa (a.s.)’nın geleceğini inkar ederler.

12.       Kabir azabını inkar ederler.

13.       Salavat-ı şerife getirmeyi inkar ederler.

14.       Tevessülü inkar ederler.

15.       “ ölülerin arkasından Kur’an okutmanın hiç faydası yoktur.”derler.

16.       Milyonlarca insanın asırlardır kıldıkları teravih namazlarının olmadığını söylerler.

17.       “Zikir ve dualarda adet ile okumak yoktur.”derler.

Bu allameler (!) derler. Derler de nereden derler? Hiçbir kaynağa, kitaba dayanmayan işkembeyi Kübralarından derler. Bunlar etiketleriyle ekranlara çıkıp din adına zehir kusarlar ve milletin imanını çalarlar. Allah’tan korkmadıkları gibi yaşadıkları ülkelerin Müslümanlarından da hiç utanmazlar.

 

Hüseyin HARPUTOĞLU