Büyük mütefekkir Üstad Hazretleri dünya ehline şöyle sesleniyor. “Eğer ölümü öldürüp, zevali dünyada izale edip (yani her kemalin bir zevali vardır. İnsan durmadan yaşlanıyor. İnsan durmadan ölüme doğru gidiyor. İhtiyarlar sıra sıra, gençler ara sıra) bu yaşlanmayı durdura bilirsen, bu aczi ve bu fakri beşerden kaldırabilirsen (yani insan acizdir, kendini ne kadar güçlü kuvvetli görse de bir sivrisinekle mücadele edemiyor. Bir baş ağrısına dayanamıyor. İnsan fakirdir, eğer rahmet yağmaz, toprak yeşermezse, toprağa atılan tohumlar bitmezse açlıktan ölür) ve kabir kapısını kapayabilirsen (kabir kapısı yatak odasının kapısı değildir) bunları yapabilirsen söyle seni dinliyorum. Bende seninle beraberim istediğin yerde, meyhanede, kerhanede, her türlü şerli yerlerde. Bu dediklerimi yapamazsan o zaman suuuuss. Kâinat mescidi kebirinde (bu kâinat Cenab-ı Hakkın büyük bir mescididir) Kur’an-ı Kerim kâinata ve insanlara hitap ediyor. Onu dinleyelim. Onun hükmüyle amel ederek yaşayalım. Hak odur, ona derler hak olup haktan gelip hak diyen ve nurani hikmeti neşreden odur. Var mı ondan başka hidayet ve kurtuluş yönlerini gösteren bir başka kitap? 1500 senedir kâinata hitap ediyor. Onun karşısında olanlar bir noktasına, bir harekesine dokunamadılar. Ve dokunamayacaklardır. Onun sahibi Allah C.C. onu biz indirdik ve onu biz muhafaza edeceğiz buyuruyor. Milyonlarca Kur’an Hafızının kafasında Allah-u Teâlâ onu muhafaza ediyor. Onun karşısında olanlar yok olup gittiler, kemikleri bile kalmadı. Kur’an-ı Kerim ise hükmünü sürüyor ve kıyamete kadar sürecektir. Cenneti alada bile okunacaktır. Eğer bugün vahşet ve cehalet hüküm sürüyorsa, canavardan beter çoluk çocuk demeden katlediyorsa, evlat ana babasını hiçe sayıyorsa veya dövüp öldürüyorsa, haksızlık, zulüm, güçlü güçsüzü ezip geçiyorsa bunun sebebi yüce Kelamı İlahi olan Kur’an’dan uzak kalmak, o yüce ilahi mesaja kulak vermemek ve onu devreden çıkarmaktır. Kur’an-ı Kerim’in mesajına bakmayanların bir kısmının evinde Kur’an-ı Kerim vardır. Fakat açıp ta içindeki ilahi mesajlara bakmazlar. Bunun faydası olmaz. Doktordan aldığımız reçeteyi uygulamazsak faydası olur mu? Merhum Mehmet Akif’in dediği gibi “İnmemiştir hele Kur’an bunu hakkıyla bilin, ne mezarlıkta okumak nede fal bakmak için.” Kur’an-ı Kerim ile buluşamayıp onu tanıyamayanlar ebu cehilin cehaletinden beter bir cehalet içindedirler. Biz yine Cenab-ı Haktan hidayet dileriz. Bir zamanlar bir Reisi Cumhur ilk koltuğuna otururken besmele çekti diye malum çevreler dünyayı ayağa kaldırdılar. Besmele çekmek yasak mıdır? Biz herkesi, kim olursa olsun cami musallasına geldikten sonra mezara indirirken besmele çekiyoruz. Ve sonunda da Kur’an okuyoruz. Şimdi korkuyoruz bu uygulamayı yaparken kameralara yakalanırsak kim bilir bizim içinde neler derler. Askerde eğitim yaparken komutanlarımız düşmana saldıracağınız zaman Allah Allah diyerek saldıracaksınız derlerdi. Sıkışınca mı sadece Allah diyeceğiz. Son zamanda bir Valimize aynı hakaretler yapıldı. Bir siyasi kuruluş vardır İslam’la bir türlü barışamayan. Ömür boyu İslam’la savaşan, bu işin başını çekiyor. Ne imiş şu cemaate mensupmuş veya bu cemaate mensupmuş. Herhangi bir cemaat ki Devlete ve millete zararı yoktur varsın olsun. Sizde bir cemaat değil misiniz? Hem de İslam’a karşı bir cemaat. Size her şey serbest mi? Fetocular gibi Devlete, millete saldırıp kan döküyorsa elbette bizde o cemaate karşıyız. Bu vatan için her şeyi yapar, ölüme de gideriz. Çünkü bizim bu Şüheda yurdumuzdan başka gidecek yerimiz yoktur. Adaletten, hak ve hukuktan bahsediyorsunuz. Bu yaptığınız, suçsuz insanları rencide etmeniz adalet midir? Hakkaniyet midir? EL İNSAF. Bizler Müslümanlara, kim olursa olsun her daim duacıyız. Hz. Ebubekir R.A “Yarab insanların cehennemde yanmasına razı olamıyorum. Onların yerine beni cehennemine koy. Vücudumu o kadar büyüt ki onlara yer kalmasın” demiştir. İşte biz buyuz. Maalesef tanıyamıyorsunuz. Müslüman kanı dökmeyenlere, Müslümanlara azap çektirmeyenlere asla beddua yapmayız. Bu dünya gemisinde ve şüheda yurdumuzda bizimde özgürce yaşama hakkımız vardır. Merhum Albay Doktor Fehmi CUMALİOĞLU’nun şu şiiriyle bitireyim.

Ömrünce Müslümana tükenmez hıncı vardı,

Yobaz der, tahkir eder, kara renge boyardı

Musallaya gelince dostlar kenara kaldı 

Afvi için müminler Allah’ına yalvardı