MİRAÇ


Merhum Süleyman çelebi şöyle diyor;
Sen ki miraç eyleyüp ettin niyaz,
Ümmetin miracını kıldın namaz,
Her kaçan kim bu namazı kılalar,
Cümle gök ehli sevabın alalar.
Çünkü her türlü ibadet bundadır Hakk’a kurbiyyetle vuslat bundadır. Şu halde miraç demek namaz demektir. Namazı olmayanın miracı da olmaz. Bu mübarek geceyi yüce Rabbimiz ümmet-i Muhammedin beş vakit namaz kılmasına vesile eylesin ve bizim miracımız olsun. (amin.)
Miraç demek; mevlaya yükselmek demektir. Âlemlerin Efendisi nubuvvetin ilk yıllarında büyük sıkıntılar içerisindeyken Ebu Cehil ve avaneleri ona aman vermezken yüce Rabbimiz onu teselli için yalnız olmadığını ona göstermek için yüce makamına aldı. Beytullahta bir gece uyku ile uyanıklık arasında iken Cebrail (aleyhisselam) geldi, kalbini yardı ve zemzem suyu ile yıkadı. Kalpte dünyalıklardan hiçbir leke kalmasın diye çünkü Mevla ile görüşme yapılacak, acaba bizim kalplerle Mevla ile görüşme yapabilir miyiz? Mevla ile gidebilir miyiz? Ey Yüce Rabbimiz bu mübarek gece hürmetine kalplerimizi arındır. (amin.)
Cebrail (aleyhisselam) Burak ismi verilen bir binekle onu Mescid-i Aksaya götürdü ve oradan Mevla’ya doğru yükseltti birinci kat gökte Hz.Adem’e (aleyhisselam) uğradılar. Cebrail (aleyhisselam) kapıyı çaldı ve Hz.Adem (aleyhisselam) kim o? Dedi. Cebrail (aleyhisselam) benim dedi. Yanında kim var diye sordu? Hz.Muhammed (Sahualeyhivesellem) var dedi. O’na peygamberlik verildi mi? Verildi dedi. Buyurun hoş geldiniz ey mübarek evlat tazimde bulundu Efendimiz. (Sahualeyhivesellem)
Bu hususla ilgili Riyazu-s Salihin de uzunca bir hadis-i şerifleri vardır. Hz.Adem (aleyhisselam) sağa bakıp güldüğünü sola bakıp üzülüp ağladığını söylüyor. Sebebini Cebrail (aleyhisselam) soruyor; sağdakilerin ruhları cennet ehlinin ruhları, soldakilerin ruhları cehennem ehlinin ruhlarıdır. Cennet ehline seviniyor, cehennem ehline üzülüp ağlıyor, asi de olsa her ikisi de evlat. Cebrail (aleyhisselam) Sidre-i Munteha’ya kadar ona eşlik etti, ondan öteye geçemedi. Ondan sonra tek başına Mevla’ya yürüdü ve buluştu. Birçok hikmetler ona gösterildi, cennet ve cehennem gösterildi. Cennete baktım; ekserisinin fakirler olduğunu gördüm. Tabi ki namaz ehli fakir var Cehenneme baktım zekâtlarını vermeyen zenginler, göğüslerini açarak çıplak gezen kadınların göğüslerinden asıldığını gördüm. Bir kısım zenginler gördüm; marının hesabını vermek için sıra bekliyorlar. Çünkü az malın az hesabı çok malın çok hesabı var.
Muhterem okuyucularım; bu anlatılanlar bir hikâye değil ayetle sabittir. Ehli olan bilir. Nihayet Efendimiz (Sahualeyhivesellem) Cenab-ı Haktan ümmetini de miraç yapmasını istedi. Cenab-ı Hak; bu mümkün değildir, ümmeti’nin miracı namaz kılmaktır. Nihayet üç hediyeyle Efendimiz (Sahualeyhivesellem) miraçtan döndü beş vakit namaz, sure-i bakaranın son iki ayeti, “bu iki ayeti yatsıdan sonra okuyup yatan, emri Hak tecelli ederse bi iznillah imanla gider.” Üçüncüsü ise kelime-i tevhid zikrine devam etmek.
Evet kardeşler miraçtan alacağımız ders; bu üç hediyeyi kabul edip yürürlüğe koymaktır. Bu üç hediye bizim miracımızdır. Gerisi dostlar alışverişte görsün toplan dağıl. Bu duygularla miracınızı tebrik ediyorum bu üç hediyeyle çoluk coçuğumuzla aile efradımızla yaşayarak nice miraçlara kavuşmamızı yüce rabbimizden niyaz ediyorum.
Selam ve dua ile…