YILBAŞI İLE ARAMIZ NASIL

Her sene doğum gününüzü pastalarla kahkahalarla kutluyor musunuz? Sonra yaş ilerledikçe ağrılar başlayınca bağırmak yok. Niye bağırıyorsun? Bugünlerin gelmesini pastalarla kahkahalarla istiyordun! İnsanoğlu böyledir. İnsanoğlunun kendi kendine yaptığını başkaları yapmaz. İnsan para kazanmak için parayı çoğaltmak için gece gündüz koşar. Kimileri haram helal de demez. Yani ölçüsüz bir çalışma ölçüsüz bir hayat yaşar. Sonrada kazandığı paraları tekrar sıhhatine kavuşmak için verir.

Peygamberimiz (S.A.V.) bir hadisi şerifinde “Hasta olmadan sıhhatin, ihtiyarlamadan gençliğin, ölüm gelmeden hayatın, meşguliyet gelip çatmadan boş vaktin, fakirlik gelmeden zenginliğin kıymetini bilin” buyuruyor. Bu nasihatleri dinleyenler sonunda inlemezler. Feryat etmezler. İnlese de fayda etmez. Tefekkür sahibi Müslüman her geçirdiği günün ve geçirdiği senenin hesabını yapar. Hayırla mı yoksa şerle mi geçtiğini düşünür. Hayırları düzeltmek şerlerden Allahu Teâlâ’ya sığınarak kendisini kurtarmaya çalışır.

Müslüman örnek insan olmalıdır. Başka milletler Müslümanı örnek almalıdır. Ecdadımız Osmanlı böyleydi. Başka milletler onu örnek alıyordu. Çocuk dünyaya geldiğinde babası onu yıkıyor ve bir daha bu çocuk yıkanmayacak diyor. Yıkanırsa bizim tılsımımız bozulur. Osmanlı onlara yıkanmayı öğretti. Ama bugün yine onlar boy abdesti almaz, pek yıkanmazlar. Ve pis pis kokarlar. Bizim gibi taharet almazlar. Boy abdesti almazlar. Cünüp gezerler. Hâsılı her halleri berbattır. Bir Müslümana yakışır mı bunların her halini örnek almak? Sadece sanatlarını alabiliriz. Dini batıl olanın her şeyi batıldır. Hristiyan ve Yahudi âlemi papazlarıyla güya Hz. İsa aleyhis selamın doğumunu ve yılbaşını kutluyorlar. Ne ile şarapla, zinayla, kumarla. Böyle bir din olur mu? Olsa olsa sapıklık ve dalalet olur. Peki, benim Müslüman kardeşime ne oluyor ki bunlarla beraber aynı kutlamayı yapıyor. Haşa dinimiz İslam’ı beğenemedik mi? Bin dört yüz elli senedir insanlığa kurtuluş yollarını gösteren tek bir noktasına ve harekesine dokunulamayan Allahu Teâlâ’nın hafızların kafasında muhafaza ettiği Kur’an-ı Kerimimizi beğenemedik mi? Bu duruma düşmekten Allahu Teâlâ’ya sığınırız.

Peygamberimiz (S.A.V.) “Kim bir kavme benzerse oda onlardandır” buyurdular. Yılbaşı gecesine mahsus bir çay bile içmeyeceğiz. Her zaman normal çay içiyorsak onu içeriz ama yılbaşı niyetiyle değil. Allahu Teâlâ’nın nimeti olan hindileri, yemekleri başka zaman yiyelim. Yılbaşı biletleri maalesef Müslüman Türkiye’mizde büyük revaç buluyor. Buda yılbaşı kumarıdır. Kumar kimin yüzünü güldürdü ki yılbaşı kumarı güldürecek. Akyazı da beyaz elbise giyerek milli piyango satan birisi; bizzat bana, benim bildiğim kaç kişiye piyangodan para çıkmışsa şuanda hepsi bir ekmek parasına muhtaçtır dedi. Allahu Teâlâ anlayış ve şuur versin. Allaha emanet olun selam ve dua ile…

Şairin ifadesiyle

Cahilin kalbi hacer (taş) dir, Halıkın (Allhu Tealanın) ilhamı yok.

104 kitabı tefsir etsen kendine hiç karı yok.

Onun derdi hep yemektir başka bir efkârı yok.

Bu cahillerden olmaktan da Rabbimize sığınırız…