Mezhepsizlik dediğin bir büyük bela, Şeytanlar başında okuyor sala.

İblis diyor ki; geçmişteki bütün ulemayı tebe-i tabiin, etbe’üttabiin, müçtehit imamları ki bütün kütüphaneler onların eserleriyle dolu dur, namazlarımızı ve diğer ibadetlerimizi o kitaplara göre yapıyorsunuz. (Eğer yapıyorsanız tabi). O kitapları da inkâr ettirdim size, siz ne siniz, şimdi de salanızı okuyorum bu iş bitsin diye, evet durum budur.
Bu ulema-i kiramı kabul etseydiniz ne zararınız olurdu? İnkar ettiniz ne karınız oldu. 
Evet aldınız mı dersinizi, bendeniz mezhepsizlerin yuvasına çomak sokmadım, ne diye bana saldırıyorsunuz. 
Bunda da var bir hikmet nasihate ihtiyacınız var. ben nasihati evvela kendi nefsime yaparım, nefsim ve şeytanın şerrinden Rabbime sığınırım, sizde sığının, Peygamberimiz (s.a.v) “Allah’ım gözümü açıp kapayıncaya kadar beni nefsimin eline bırakma” buyuruyor. 
Bizde öyle diyoruz, kendini bilmez biriside senin üslubunu beğenmiyorum diyor.  
İşte benim üslubum budur. Doğruyu söyleyen yedi köyden kovulurmuş, hangisini beğenmiyorsun? Gel de karşılıklı konuşalım arkadan kendini bilmez koca karılar konuşur.
Eli tespihli alnı secdeli nenelerimi tenzih ederim.
Biz kimseye kendimizi beğendirmeye çalışmıyoruz. Yüce rabbim rızasından ayırmasın, bu acizi ve sizleri de. Biz kimsenin yanlışa düşmesini, yolunu sapıtmasını istemiyoruz. Aynaya bakan kendini görür. Asr-ı saadetten sonra bu günkü gibi böyle sahte ve cahil müçtehitler zuhur etmeye başladı. Bu mezhep imamları ilmiyle, irfanıyla, ihlâsıyla, takvasıyla, kuru diplomasıyla değil, bu özellikleriyle insanlara ışık tuttular. İslam’ı ve Hz. kur’an-ı günümüze kadar bu zatlar getirdiler. Bu zatların ellerini ve ayaklarını öperim, şefaatlerini ümit ederim. Onlar olmasaydı bugün bizler olur muyduk? Onlar makam, mevki, şöhret için mücadele vermediler. Şimdiki bazı diplomalı cahiller gibi! İmamı Azam Hz. Nerde ve nasıl vefat etti? Hatta zehir verilerek ŞEHİD EDİLDİ biliyor musunuz? Kadılık görevini almadığı için. Maalesef şimdi birçokları görev almak için her şeyini feda ediyor. 
İmamı Azam’ın talebesi Ebu Yusuf r.a dedi ki, “hocam; kadılık görevini alında insanları yanlışa düşmekten alı koyarsınız”, “olum dedi, ben kendimi kurtara bilecek miyim bu zalim melikin elinden, sen başkalarını düşünüyorsun”. 
İmamı Malik Hz.nin çıplak vücuduna yetmiş sopa vurdu, zamanın zalim meliki, bir fetva yüzünden. 
Hemen hemen bütün müçtehitler ve ulemayı kiram zalim idarecilerin elinden neler çektiler neler.
İskilipli atif efendiler, ve nice ulemayı kiram. Biz hangi gayreti verdik İslam ve Hz. Kuran için, bu büyük zevatı inkar etmekten başka.
El-insaf, el-haya, el-edep kuranı kerimde yüce yaratan ilim sahiplerini övüyor mealen, “Allah c.c kime ilim vermiş ise muhakkak ona çok hayır vermiştir bunu ancak akıl sahipleri düşünür” buyuruyor.
Bir başka ayette “kullarımdan gerçek manada benden alimler korkar” “ey müminler Allahtan sakının sadıklarla beraber olun” İbrahim A.s “beni Salihler zümresine ilhak eyle” Salih takva insan demektir ismi Salih kendisi beynamaz olan değildir. 
Yusuf A.s “beni Müslüman olarak öldür Salihler zümresine ilhak eyle”. bir başka ayette bize şu duayı öğretiyor, “bizi iyilerle beraber öldür” bendenizde öyle dua ediyorum.
Bir başka ayette “kıyamet günü gir kullarımın arsına gir cennetime” buyuracaktır. Ya rabbi al bizi bu kullarının arasına. 
Mezhepsizler geçmiş ulemaya, evliyaya, saygı duymuyorlar. Kıyamette onların arasına girebilirler mi? yine rabbimiz şu duayı öğretiyor “ey rabbimiz bizi af eyle bizden önce gelip geçen kardeşlerimizi de af eyle onlara karşı kalplerimizde kin ve nefretlik koyma” bu duaya Amin diyelim. Bir başka ayetle bitiriyorum. “Allah C.C sizden öncekilerin yoluna sizi ulaştırmak istiyor buyuruyor”. Biz den öncekilerin yolu bu büyük zatların yoludur, herhalde kıblesi, dini, mezhebi, belli olmayanların yolu değildir. 
Dini ilimler geridedir, müspet denilen ilim ilerdedir.
Ayet numaralarını vermedim, siz kur’ana göre İslam diyorsunuz ya, şu halde bütün kur’an ayetlerini biliyorsunuz demektir.
Bilmiyorsanız bir iyi bilen hoca efendiye sorun, yinede iyi bilen hoca efendiye ihtiyaç oldu demektir.
Demek ki, gözü kapamakla güneş inkar edilemez, yarabbi sevdiklerini bize sevdir sevmediklerini sevdirme.
Buharideki hadisi şerifte Efendimiz S.A.V şöyle buyuruyor, “ilmi cenabı hak yeryüzünde söke söke insanlardan almayacaktır. Lakin ulemanın ruhunu almakla ilmi alacaktır. Hatta doğru dürüst güvenilir bir alim kalmayacaktır. İnsanlar cahil kimseleri dinde reis kabul edecekler ve onlara fetva soracaklar. Onlarda ilimsiz fetva verecekler soran da sorulanda dalalete sürüklenecektir”. Zengin ölünce malını bırakır, alim ölünce ilmini de götürür, hangi talebe hocasının yerini doldurmuştur. Rabbim anlayış nasip etsin. 
Bazı mezhepsiz prof. lar tavuktan da kurban olur diyorlar. Domuz eti evvelden haram idi, şimdi eti hafifletici katkılar olduğu için haramiyyeti kalkmıştır. Kabir azabı yoktur. haccı mevsimlere bölmek lazım kurbanda çok büyük yoğunluk oluyor. Yani kurban bayramı olmadan da hac olur. Kur’an-ı kerim’de “üç talakla boşanan bir kadın bir başka kocaya gitmeden eski kocasına dönemez” diyor cenabı hak. Bunlar böyle bir şey yok diyorlar, işte sünneti, kur’an-ı, mezhebi terk ederse insan bu belaya düşer. Artık kuranı bile solluyor bunlar. Efendimiz s.a.v in buyurmuş olduğu hadisi şerif tecelli etti mi etmedi mi amenna ve saddekna…
Daha neler tasavvuf ve tarikatla ilgili birkaç kelime söyleyeyim önce Sultan Ahmet Han cennet mekanın şu beytini söyleyeyim;

Şeriat bir sarayı Kibriya dır,
Tarikat babı dır, muhkem binadır,
Her kim anın bir taşını düşürürse,
Yerine başını koymak revadır.

Yavuz Sultan Selim Han da şöyle söylüyor;
Padişahı alem olmak, kuru bir dava imiş,
bir veliye bende olmak, cümleden evla imiş.

Bu zatlar böyle olduğu için dünyaya ferman okudular. Tarikat şeriatı yaşamaktır, ibadetleri çoğaltmaktır.
Yunus Emre merhum diyor ki; 

Sen Mevlayı zikr edersen, Mevla seni zikr etmez mi?
Emrince kulluk etsen, hak ecrini vermez mi?

Buyuruyor Rabbimiz kur’an-ı kerim de “Allah-ı çok çok zikr edin ve akşam sabah tespih edin”. Bir başka ayette “beni zikr edin bende sizi zikr edeyim”.
Hz. Mevlana, Hz. Nakşibendi, Hz. Abdülkadir geylani, Hz. Hacı bayram veli, Akşemseddin Hz. Daha niceleri tasavvufla yükseldiler ve Allah katında büyük dereceler elde ettiler. Müslümanların gönüllerine de taht kurdular, bu zatların da şefaatini ümit ederim sizlere de tavsiye ederim. İşte benim yolum budur.
Bu yoldan başka yol var mıdır? var ise hepsi çıkmaz sokaktır. Ayet ve hadisi şeriflerle ispat ettik, hala inat etmek küfre kadar götürür, hep beraber Mevla ya sığınalım. 
İşte benim yolum budur, ben buyum, benlen uğraşmayın, dinsizlerlen uğraş, mezhepsizlerle uğraş, korkuyorum yakışmayan bir laf yaparım. SELAM HÜDAYA TABİ OLANLARA… 
SELAM VE DUA İLE…
HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR