İnsanoğlu dört şeyi etmiş bina. Ben yiyeyim sen yeme, ben iyiyim sen fena. Bütün kavgalar bunun içindir ben yiyeyim sen yeme o insan değil midir? O, bu dünya da yaşamayacak mı? Değil insanı, hayvanatı bile düşünmek mecburiyetindeyiz. Peygamberimiz (S.a.s.) “Siz yerdekilere merhamet edin ki göktekilerde size merhamet etsin” başka bir hadis-i şeriflerin de “Komşusu ac iken tok yatan bizden değildir” buyuruyor. Keser gibi olma, hep kendine yoltma, Testere gibi ol, biraz sana biraz bana.

 

 

 

Cenab-ı Hak (c.c.) iyi ki boğazımızı ve midemizi küçük yarattı, biraz daha büyük yaratsaydı hepten birbirimizi boğacaktık. Kendi nefsimden de korkuyorum bu tip insanlardan da korkuyorum, Rabbime sığınıyorum şerlerinden. Elimden gelse, Rabbim imkân nasip etse acizlerin düşmüşlerin yardımına yetişirdim, en azından talebelerime karşı bunu yapmaya çalışıyorum. Bunu riya için söylemiyorum kalbimden gelen duygudur bu. En azından dua etmeye çalışıyorum.

 

 

 

Peygamberimiz (s.a.s) sahabe-i kiram la otururlarken Efendimize dünyadan sordular; Efendimiz (s.a.s.) ‘e bu günden itibaren sayın, yüz sene sonra dünyada kimse kalmayacaktır Ashap; Ya Resulallah (s.a.s.) yüz sene sonra kıyamet mi kopacak? diye sorunca “hayır onu demek istemiyorum geriden geleni durdurursak yüz sene sonra dünyada kaç kişi kalır” buyurdular. Ben yiyeyim sen yeme, dünya benim olsun diyenler o zaman dünyayı ne yapacaklar. Demek ki dünyada insansız yaşanmıyor o halde insan haklarına riayet etmek insani ve vicdani bir görevdir.Ben yiyeyim sen yeme, duygusu insani değildir bazı işverenler işyerlerinde işçilere namaz kıldırmıyor sakalı var diye işten atıyor bunu neye binaen yapıyorlar asgari ücret zaten bir sıkıntı, işçiler kazandırıyorsa onların hakkını vermek lazım namaz kılanlara müdahale edilmemeli namaz kaç dakikanızı alıyor ki.! Namazın feyiz ve bereketini düşünmek lazım, namaz kılınan yerde feyiz olur bereket olur, namaz kılınmayan yerde Allah (c.c.)’ ın rahmeti bereketi olur mu? Unutmayalım ki yığmaya çalıştığımız bütün servetimizden bizimle gelecek olan 6 metre kefendir, gerisinin ne olacağı belli değildir.

 

 

 

Birileri hesabını verir birileri de sefasını sürer. Bu hususta kot fabrikası müdürü Sayın Levent Baykal’a, Aydın örmede ki idarecilere teşekkürüm var ve bu duyguyu taşıyan işverenlere de, Levent bey Ezan-ı Muhammediyeyi işçilere duyurmak için fabrikanın yanına hoparlör taktı. Şunu da söylemek isterim işveren kardeşlerimiz işçilere de zekatların dan verirlerse çok iyi olur.

 

 

 

İkinci husus ben iyiyim sen fena; kendini bilen hiç kimse bunu söyleyemez ve söylememiştir. Vahyi ilahinin bu zamanda geldiği kimse var mıdır? Efendimiz (s.a.s.) on kişiyi cennetle müjdelemiştir, on birincisi yok. Enecilik yani ben demek şeytan sıfatıdır, iblis böyle dediği için, Adem (a.s.)’ a secde emrini kabul etmediği için dergah-ı ilahiden kovulmuştur. Şerrinden Rabbimize sığınırız kimse kendini layusel görmesin. Layüsel sadece Allahhtır. (c.c.) Yani Allah’ u Tealaya kimse hesap soramaz.

 

 

 

Kuran-ı kerimde sure-i Bakara Ayet 251’ de Rabbimiz şöyle buyuruyor; eğer Allah (c.c.) insanların bir kısmını diğer bir kısmıyla defetmeseydi yeryüzü fesat ve küfür karanlığına bürünürdü.” Şu halde Rabbimiz kullarını çok iyi bildiği için dünyaperest, menfaatperest, hep ben yiyeyim, başkaları yemesin diye saltanat sürmeye çalışanlara bir başkasını göndererek bunların saltanatına son veriyor. Ey mülkün sahibi Rabbim bizleri dünyaperest kendi menfaatinden başka bir şey tanımayan bu fani dünyada üç beş günlük saltanat için ben yiyeyim sen yeme, ben iyiyim sen fena düşüncesinde olanların eline bırakma. (Amin.) Selam Hüdaya tabi olanların üzerine olsun.

 

 

İnsanoğlu dört şeyi etmiş bina. Ben yiyeyim sen yeme, ben iyiyim sen fena. Bütün kavgalar bunun içindir ben yiyeyim sen yeme o insan değil midir? O, bu dünya da yaşamayacak mı? Değil insanı, hayvanatı bile düşünmek mecburiyetindeyiz. Peygamberimiz (S.a.s.) “Siz yerdekilere merhamet edin ki göktekilerde size merhamet etsin” başka bir hadis-i şeriflerin de “Komşusu ac iken tok yatan bizden değildir” buyuruyor. Keser gibi olma, hep kendine yoltma, Testere gibi ol, biraz sana biraz bana.

 

 

 

Cenab-ı Hak (c.c.) iyi ki boğazımızı ve midemizi küçük yarattı, biraz daha büyük yaratsaydı hepten birbirimizi boğacaktık. Kendi nefsimden de korkuyorum bu tip insanlardan da korkuyorum, Rabbime sığınıyorum şerlerinden. Elimden gelse, Rabbim imkân nasip etse acizlerin düşmüşlerin yardımına yetişirdim, en azından talebelerime karşı bunu yapmaya çalışıyorum. Bunu riya için söylemiyorum kalbimden gelen duygudur bu. En azından dua etmeye çalışıyorum.

 

 

 

Peygamberimiz (s.a.s) sahabe-i kiram la otururlarken Efendimize dünyadan sordular; Efendimiz (s.a.s.) ‘e bu günden itibaren sayın, yüz sene sonra dünyada kimse kalmayacaktır Ashap; Ya Resulallah (s.a.s.) yüz sene sonra kıyamet mi kopacak? diye sorunca “hayır onu demek istemiyorum geriden geleni durdurursak yüz sene sonra dünyada kaç kişi kalır” buyurdular. Ben yiyeyim sen yeme, dünya benim olsun diyenler o zaman dünyayı ne yapacaklar. Demek ki dünyada insansız yaşanmıyor o halde insan haklarına riayet etmek insani ve vicdani bir görevdir.Ben yiyeyim sen yeme, duygusu insani değildir bazı işverenler işyerlerinde işçilere namaz kıldırmıyor sakalı var diye işten atıyor bunu neye binaen yapıyorlar asgari ücret zaten bir sıkıntı, işçiler kazandırıyorsa onların hakkını vermek lazım namaz kılanlara müdahale edilmemeli namaz kaç dakikanızı alıyor ki.! Namazın feyiz ve bereketini düşünmek lazım, namaz kılınan yerde feyiz olur bereket olur, namaz kılınmayan yerde Allah (c.c.)’ ın rahmeti bereketi olur mu? Unutmayalım ki yığmaya çalıştığımız bütün servetimizden bizimle gelecek olan 6 metre kefendir, gerisinin ne olacağı belli değildir.

 

 

 

Birileri hesabını verir birileri de sefasını sürer. Bu hususta kot fabrikası müdürü Sayın Levent Baykal’a, Aydın örmede ki idarecilere teşekkürüm var ve bu duyguyu taşıyan işverenlere de, Levent bey Ezan-ı Muhammediyeyi işçilere duyurmak için fabrikanın yanına hoparlör taktı. Şunu da söylemek isterim işveren kardeşlerimiz işçilere de zekatların dan verirlerse çok iyi olur.

 

 

 

İkinci husus ben iyiyim sen fena; kendini bilen hiç kimse bunu söyleyemez ve söylememiştir. Vahyi ilahinin bu zamanda geldiği kimse var mıdır? Efendimiz (s.a.s.) on kişiyi cennetle müjdelemiştir, on birincisi yok. Enecilik yani ben demek şeytan sıfatıdır, iblis böyle dediği için, Adem (a.s.)’ a secde emrini kabul etmediği için dergah-ı ilahiden kovulmuştur. Şerrinden Rabbimize sığınırız kimse kendini layusel görmesin. Layüsel sadece Allahhtır. (c.c.) Yani Allah’ u Tealaya kimse hesap soramaz.

 

 

 

Kuran-ı kerimde sure-i Bakara Ayet 251’ de Rabbimiz şöyle buyuruyor; eğer Allah (c.c.) insanların bir kısmını diğer bir kısmıyla defetmeseydi yeryüzü fesat ve küfür karanlığına bürünürdü.” Şu halde Rabbimiz kullarını çok iyi bildiği için dünyaperest, menfaatperest, hep ben yiyeyim, başkaları yemesin diye saltanat sürmeye çalışanlara bir başkasını göndererek bunların saltanatına son veriyor. Ey mülkün sahibi Rabbim bizleri dünyaperest kendi menfaatinden başka bir şey tanımayan bu fani dünyada üç beş günlük saltanat için ben yiyeyim sen yeme, ben iyiyim sen fena düşüncesinde olanların eline bırakma. (Amin.) Selam Hüdaya tabi olanların üzerine olsun.