Muhterem kardeşlerim!

İslam alemi olarak yeni bir hicri yıla daha kavuşmanın huzur ve mutluluğunu yaşamaktayız. Müslümanlar için bir dönüm noktası olan ve tarihte yeni bir sayfa açan hicret, Hz. Ali’nin teklifiyle Hz.  Ömer’in halifeliği döneminde hicri takvimin başlangıcı sayılmıştır. Bu vesileyle yeni hicri yılınızı tebrik ediyor; hicri 1434 senesinin ülkemiz, gönül coğrafyamız, islam alemi ve bütün insanlık için hayırlara vesile olmasını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum.

Bilindiği gibi İslam’ın yayılmaya başladığı Mekke döneminde Sevgili Peygamberimiz ve ilk Müslümanlar sürekli baskı ve işkencelere hedef oldular. Sosyal, ekonomik ve kültürel ambargoya maruz kaldılar.İlk Müslümanlar önce Habeşistan’a sonra da Medine’ye hicret ettiler. Efendimiz (s.a.s) ve ashab-ı kiram, doğup büyüdükleri ve çok sevdikleri şehirleri Mekke ve Kabe’den ayrılmak durumunda kaldılar.

Biz Müslümanlar için bir milat olan hicret; Allah’a ve O’nun kutlu elçisine gönülden bağlılığın bir ifadesidir.Hakka, hakikate, ilme, irfana ve en önemlisi medeniyete yapılan bir yolculuktur.

 

 

Hicret, Allah rızası için; anadan, babadan, evlattan, yardan, diyardan, maldan, mülkden, hatta candan vazgeçmenin ibretli ve meşakkatli bir öyküsüdür.Yüce diğnimizin rahmet yüklü mesajlarını bütün insanlığa ulaştırmak için çıkılan kutlu yolculuğun adıdır hicret. Hicret, hicret yardımlaşma, dayanışma, paylaşma, dostluk ve kardeşliğin ifadesidir. Kardeşine kucak açarak onunla evini paylaşmaktır.  Kardeşini himaye etmek ve sahiplenmektir. Medineli ensar, muhacir kardeşlerini böyle karşıladı, ve bağrına bastı. Hicret maddi zorluklar  ve zorlamalar karşısında asla bir kaçış değil, aksine islam’ı öğrenmek, öğretmek, yaşamak ve yaşatmak için yeni bir imkan, yeni bir mekan arayışıdır. Efendimiz (S.A.V)min haneyi saadetlerini müşrikler sarmıştı onların içinden çıkıp gitti. Sevr mağrasında da göremediler. 100 deve karşılığında onu öldürmeye giden sürekanın atının ayakları kuma çakılıp kaldı. Efendimizden aman diledi, ve gerisin geri döndü. Demekki hicret , bir korku bir kaçış deyil insanı daha iyi yaşaya bilmek için ALLAHa (c.c) yürümektir. Aslında medine’ye hicret, medeniyyete hicrettir. Zira peygamber efendimiz‘in hicretiyle yesrib, medine’ye dönüştü. Medinede medeniyyet üretti. Rahmet peygamberi (s.a.s), medine’de kin, nefret ve intikam toplumundan bir sevgi ve merhamet toplumu meydana getirdi. Katı kalpli insanlardan, can taşıyan her varlığa, hatta eşyaya dahi şefkat ve merhametle muamele edecek bir toplum oluşturdu. Hem maddi hem manevi açıdan arındırdı onları. Çıkarcılığı, çapulculuğu ve fırsatçılığı revaçta olan bir topluma, kendisi için istediğini , kardeşi için de istemeyi, diğerkamlığı ve kardeşliği öğretti. Komşusu aç iken yok gezilmeyeceğini gösterdi. Dürüstlüğü, güvenilirliği, aldatmamayı, helal kazancı, alın terini, hak ve hukuku, hakkaniyeti, eşitlik ve adaleti öğretti. İyliği, güzelliği, hayrı, ahlakı, samimiyeti, olgnluğu, takvayı gösterdi. Sevgili peygamberimiz, insanlara hizmette emanet ve mesuliyet bilincini, liyakati getirdi. İffetli ve ahlaklı bir toplum kurdu. İlim ve hikmete, hak ve hakikate, bilgi ve öğrenmeye aşık örnek bir nesil yetişdirdi. Fakirler sahipsiz olmadıklarını: güçsüzler kimsesiz kalmadıklarını hep  o’ndan,  o’nun uygulamalarından öğrendi. Kısacası onlara temiz bir toplumun nasıl oluşmasını göstererek insan onurunu, insanca yaşamı, müslümanlığı ve medeniyyeti gösterdi. Masum kız çocuk’larının diri diri toprağa gömülmesine son verdi. Bu gün bizim içinde bir hicret söz konusudur. Fakat bu hicret sadece göç edecek yer ve yurt aramak değil: her durumda daha iyinin, daha güzelin peşinde koşmak, islam’ı daha bir samimiyet içinde yaşamaya çalışmaktır. Hicret işte bu yolculuğun adıdır. Hz. İbrahimin, dediği gibi, hepimiz rabbimize hicret etmekteyiz.  Geçici olan bu dünyadan, ebedi olan gerçek aleme doğru göç etmekteyiz.. buradaki hicret, sevgili peygamberimizin buyurduğu gibi, ALLAH’ın yasaklarını terk etmektir. ne mutlu hicret edenlere! Ne mutlu yüreklerinde hicret ruhunu taşıyanlara! İslamı daha iyi yaşaya bilmek için gelin bizde hicret edelim.  SELAM VE DUA İLE